95.BOŞANMAK

         

             Boşanmış çiftler için boşanma bir son bir ayrılık değil, çocuklar varsa bu mümkün değil. Boşanmış çiftler telefonda da görüşecek, yüz yüze görüşecek kavga da edecek. Babayla baba-çocuk iletişimi annneylede anne-çocuk iletişimi kurulacak. Velayetin genelde annesi kalması ve silah gibi kullanmak yüzünden, bunu hazmedemeyen sindiremeyen anneler maalesef babaları değil çocukları cezalandırıyorlar şu anda. Ama ileride sağlıklı aile kuramayacaklar. Onu giydirmek, okutmak, yedirmek, onunla sohbet etmek çocuklar için yeterli değil. Onun anne kadar Baba sevgisine de ihtiyacı var. Hiçbir anne, baba sevgisini veremez. Hiçbir baba da anne sevgisini veremez. Babayla da iletişim kuracak.

              İkinci evliliklerde, babalarında evlendiği kişiler eski Türk filmlerindeki üvey anne değiller.
Artık arkadaş gibiler, sinemaya gidiyorlar, yemek yiyorlar vs. Abla kardeş veya abi kardeş olabiliyorlar. Bunların başlatılacağı bir ortamda, Amaç burda sağlık bir çocuk yetiştirmek mi yoksa kendi hazmedemediğimiz duygulamızın acısını çocuktan mı çıkarılıyor, adamdan veya kadından değil. Anneler babayı para kasası gibi de aşılıyorlar. Babasına gideceği hafta çocuğun eline liste, alınması gerekenleri yazıyor. Çocuklar kurulmuş saat gibi babalarıyla karşılaştıkları ilk anda bu listeyi ve alınacakları söylüyor. Çocuğa bir mont ve alınacak bunlar alınması zorunlu şeyler. Ama şarta bağlı yada cezalandırma veya annenin direktifleri doğrultusunda değil. Ama para kasası gibi göstermemeli.

             Ayrılmış ya da mutlu bir evliliği olan çiftlerin, çocuklarının yanında ekonomik sıkıntıları konuşmak ne kadar doğru? Bu bir paylaşım mıdır?

             Doğru değil, bu bir paylaşımda değil. Çocuk herşeyi bilmemelidir. Çocuk çocukluğunu yaşamalıdır. Çocukta para kavramı yoktur. Çocuğa 1 lira da versen o onun için büyük bir paradır. 100 lirayla 1 lira aynıdır. Şeker alacak, oyuncak alacak. Ekonomik problemler çocuğun yanında konuşulmamalı hatta diğer problemleri de. Çocuk birşey istedi. Çocuğun her istediğini, her daim almak diye birşey yok. Hatta almamalıyız. Çocuğun yokluğuda bilmesi lazım. Bir şeyin olmayacağını da bilmesi lazım. Alacağınız herhangi bir şeyi, tehdit aracı olarakta kullanmamalısınız. Dersini çalışırsan alırım, uslu durursan alırım. Bunlar kesinlikle pazarlık unsuru şeyler haline dönüştürmemeli.

             Çoğu ebeveyn ödüllendirmek amacıyla, bunları kullanıyor. Bu ödüllendirmek midir?

              Ödüllendirmek değildir, bu pazarlıyor. İçinizden gelir, hiçbirşey yapmasada alırsınız. Sizin evladımız, sizin çocuğunuz. Ama bir şey almayıp, herşeyi pazarlığa bağlarsanız çocuk ilerideki hayatının her anını ve herşeyini pazarlığa döndürür. Bana gelirsen, benim isteğim gibi olursan, benim istediğim gibi davranırsan, durumuna geldi şimdi çocuklar. Bunları yapan da anne babalar aslında.

              Eskiden karnesi iyi gelene bisiklet alma modası vardı. Buda yanlıştı. Karneyi iyi getiren görevi bıraktı. Aslında önüne konulması gereken hedef, okulda başarılı olmak olmalıdır. Bisiklet hedefi olmamalı. Çocuk istediği için başarılı olmalı ve çocuk okulu sevmelidir. Çocuk bisikleti sevdiği için değil, okulu sevdiği için başarılı olmalıdır. Bisikleti almak istiyorsanız alacaksınız. Ama bisiklet almayı şarta bağlamayacaksınız. Sonra başka pazarlıklarada başlar çocuk. Yarın sevgide de pazarlıkçı olur. Hayatta da pazarlıkçı olur. Çocuğun kimliğini ve kişiliğini etkileyecek. Çocuk yetiştirirken maalesef, çocuğa, özgürlük adı altında, çocuk herşeyi yapsın adı altında, geleneklerimizde olan terbiyeyi vermeyi de bıraktık. Bu çok önemli büyüklere saygı küçüklere sevgi bunları anne bana ve verilmesi gerekiyor.


            Buna çocuğa özgürlük vermek denemez. Çocuğa bugün terbiyeyi öğretmelisiniz ki yarın saygılı davransın. Asansörde anneler çocukları çok güzel giydiğini giydirmiş. Çocuk 9 yaşında elinde cep telefonu 'merhaba' dediğinizde cevap vermiyor.  Bunlar yarının sorunlu çocukları işaret ediyor. Bir büyük birşey sorduğumda ona cevap vermeyi öğretmek gerekir. Saygılı karakterli çocuk, toplum için çok önemli. İleride önce anne babasına faydası dokunacak Sonra da topluma. Çocukları ahlak(süperego) kurallarından uzak geleneksel değerlerden uzak yetiştirmek  gelecekte toplumun başına sarılacak belaları yetiştirmek demektir.
 
          Holigan kafalı çocuklar yada tembel çocuklar uç noktalardaki çocuklar toplumun beline yük bindirir. Biri kırıp döker. Diğeri de  obezite ile toplumun sırtına yük olur.
              

Yorumlar