Dezintegratif bozukluk, çocuğun 2 yaşına kadar normal gelişim gösternesi, ancak 10 yaşından önce sözel anlatım, dili algılama, sosyal beceriler, idrar/dışkı denetimi, oyun ve psikomotor becerilerini kaybetmesi ile karakterize olan bir yaygın gelişimsel bozukluktur. Bu bozukluğa sahip olan çocuklukların %85’inde zekâ geriliği de görülür.
Tedavisi Nasıl Ve Kimler Tarafından Yapılır?
Bu bozukluğun ilaçla tedavisi yoktur. Ancak idrar/dışkı kontrolünü desteklemek amacıyla hekim tarafından çeşitli ilaçlar önerilebilmektedir.
Özel eğitim ve rehabilitasyon: Çocuğun bilişsel, psikososyal, psikomotor ve dil gelişimini desteklemek amacıyla özel eğitim ve rehabilitasyondan yararlanılır. Bu hastalığa, oğlu yakalanmış bir annenin dilinden aşağı da hastalığın evrelerini okuyabilirsiniz.
Yusuf Asım herkesin çok sevdiği nur topu gibi bir çocuktu. Bütün akrabalarımız çok severdi. 3 yaşına kadar yaşıtlarından erken gelişim gösterek büyüyen; konuşkan, akıllı, hiçbir rahatsızlığı olmayan bir çocuktu. 3 yaşında, üç beş gün gibi kısa bir sürede değişti. Bir ara hoplayıp zıplamaya, koşup gülmeye, sanki tavandan birşey üzerine doğru geliyormuş gibi elliriyle yüzünü kapatmaya başladı. O an filmin koptuğu andı.
Daha sonra oğlum bizden uzaklaştı hiç konuşmaz oldu. Yusuf Asım ateşlenmedi, düşmedi, kafasını bir yere çarpmadı, korkmadı, yalnız kalmadı, ona kızan olmadı herşey yolunda giderken birden değişti ve başka biri oluverdi. Artık oğlum konuşmuyor insanlarla ilgilenmiyor, diyalog kurmuyor, yaşıtlarıyla oyun oynamayor, yalnız kalmayı tercih ediyordu. Tuhaf davranışlar sergileyen, konik kabızlığa maruz bir çocuğa dönüştü.
Önceleri şaşkınlıkla neler olduğunu anlayamadık. Ahmet sanki bir başka alemde başkaları ile yaşıyordu. Aklımıza ilk gelen cinlerin musallat olmasıydı. Gerekli süreleri okuduk.
Bu arada hemen bir çocuk doktoruna gittik. Ardından çocuk psikiyatristine gittik . Doktor muayene etti, incelemeler yaptı, tahliller yaptı, hiçbir anomali bulamadı, herhangi bir hastalık belirtisinede rastlamadı. Doktora göre herhangi bir belirtinin olmaması hastalığın özelliği idi. Yusuf Asım'ın çocukluk çağı dezintegratifi denilen ve bir sebebe bağlı olmaksızın kazanılmış kaabiliyetlerin kaybolması şeklinde bir hastalığa yakalanmıştı.
Bu hastalık yüzbin çocukta bir görüle bilen nadir vakalarda biriydi. Çocuk artık iletişim kuramayacaktı. Konuşamayacak kendi başına işimi yapamayacak normal bir insan gibi hayatını sürdüremeyecek. Oğlum okula gidemeyecekti. İlk şoku atlattıktan sonra çocuğum için kurduğum gelecek hayalleri aklına geldi. Oğlum için düşündüğü üniversite bölümleri aklıma geldi. Artık çocuğumun engelli olduğunu anladım.
Özel eğitim alması gerekiyordu. Bildiği renkleri, kavramları, kelimeleri öğrenmek için özel eğitim alması gerekiyordu. Hayatın bir anda çok çok değişti çocuğun herhangi bir travmaya maruz kalmadan Bir hastalık yüz bin de Bir bize rastladı. İnsanın başına ne geleceği hiç belli olmuyor.

Yorumlar
Yorum Gönder